Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) olarak, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasında en önemli meselelerinden biri oldğuna inandığımız devamı



GİRİŞİM VE KADIN

Gelişmiş ülkelerde, 15-65 yaş arasındaki çalışabilir nüfus içinde, işgücüne katılım oranı yüzde 65 Türkiye’de devamı




Organize Sanayi Bölgesi
Mavi Cadde 2. Sokak No:2
16159 Nilüfer/BURSA
Telefon:+90 224 243 15 00

devamı
GİRİŞİM VE KADIN
Gelişmiş ülkelerde, 15-65 yaş arasındaki çalışabilir nüfus içinde, işgücüne katılım oranı yüzde 65 Türkiye’de ise yüzde 45 dolayında seyrediyor. Bu oran, kadınlar için yüzde 25’e düşüyor. Yani çalışabilir nüfus içinde her 100 kadının ancak dörtte biri bir iş sahibi. Kadın işgücü kentlerde yüzde 17 seviyelerini aşamıyor. Ülkemizde işgücüne katılım oranınun düşük olmasına rağmen yüzde 10 seviyelerinde de işsizlik söz konusu. Türkiye geneline bakıldığında kadınların istihdam oranları tüm Avrupa Birliği ülkelerinin ve aday ülkelerin ortalamalarından çok daha düşük. Türkiye’de oran yüzde 25 iken, AB’de oran yüzde 55 seviyelerinde.

Birleşmiş Milletler’in bir araştırmasına göre ise küresel üretimin yüzde 66’sı kadınlar tarafından gerçekleştiriliyor. Bu devasa üretimden kadınlara düşen pay ise sadece yüzde 10. Uluslararası Af Örgütü’nün 2004’te hazırladığı başka bir rapor, daha çarpıcı bir sonucu açıklıyor; rapora göre kadınlar erkeklere göre yüzde 20-yüzde 50 daha az maaş alıyor.

Ekonomik faaliyetlerine göre kadınlar ağırlıklı olarak tarımda, sonra hizmetler sektöründe sonra da sanayide istihdam ediliyor. Kadınların işgücü piyasasında giderek daha az yer almalarının temel sebeplerinden biri de cinsiyete dayalı iş bölümü ve bu işbölümünü yeniden üreten tercihler ve yasal düzenlemeler olarak ortaya çıkıyor. Çalışma yaşamını düzenleyen yasalarda çocuk bakımı kadının sorumluluğunda görülürken, çalışma yaşamı ve aile yaşamını uyumlaştıracak düzenlemeler bulunmuyor. Çocuk bakımı nedeniyle iş piyasasından ayrılan kadınların, işgücü piyasasına geri dönüşünü sağlamak konusunda bir politika olduğunu da söylemek güç. Doğum ve analık izninden dönen kadınların aynı veya eşdeğer pozisyonlara dönmesini garanti altına alacak, iş piyasasına döndüklerinde mesleki eğitimlerini sağlayacak düzenleme de mevcut değil. Ayrıca cinsiyete göre ev içi yeniden üretim faaliyetlerine ayrılan zamana ilişkin veriler, çalışan kadınların bu faaliyetlere günde ortalama 2 saat 43 dakika ayırdığını, buna karşın erkeklerin 45 dakika ayırdığını ortaya koyuyor.

Erkeklerde okur- yazar olmayan nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 43,5 iken lise ve altı eğitim alanlarda bu oran yüzde 71,8’e, lise ve dengi meslek okullarında yüzde 73,8’e ve yüksekokul ve fakülte mezunlarında ise yüzde 84,7’ye yükseliyor. Kadınlar için de benzer bir eğilim söz konusu ve eğitim düzeylerine göre işgücüne katılma oranlarına bakıldığında okur yazar olmayan nüfusta yüzde 17,5, lise altı eğitimlilerde yüzde 21,8, lise ve dengi meslek okulu mezunlarında yüzde 30,9 ve yüksekokul mezunlarında yüzde 70’tir. Eğitim, sadece işgücünün üretkenliğini artırarak ücret düzeylerinin yükselmesine imkân tanımamakta, kadınların işgücüne katılmasına toplum nezdinde meşruiyet de sağlamaktadır. Dolayısıyla kadın istihdamı sorunu kadının eğitim sorunu ile beraber ele alınmalıdır ve aslında bugün kadın meselesi olarak karşımıza çıkan hemen her sorun bir bütünün parçasıdır. Bunun için de Çalışma Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün ve ilgili diğer kurumların birlikte oluşturacakları bir politikaya ihtiyaç vardır. Aksi halde kadınları eğitebilirsiniz ama eğitim aldıkları alanda istihdam yoktur ve yine ekonomik katılımları sağlanamaz. Örneğin eğitim planlamaları yapılırken istihdam yaratılacak alanlarda yoğunlaşmak önemlidir. Bunun için meslek eğitim okullarından üniversite eğitimine kadar bir planlama gereklidir.

Rakamlarla Dünyada Kadının Durumu
* Yoksulluk sınırındaki 1,5 milyar insanın yüzde 70’i kadın,
* 85 milyon kız çocuğunun eğitim olanağı yok,
* 700 milyon kadın yeterli su ve yemeğe sahip değil,
* Dünyadaki her 3 kadından biri şiddete maruz kalıyor,
* Dünyadaki işlerin yüzde 60’ını yapan kadınlar, toplam gelirin yüzde 10’una; dünya üzerindeki mal varlığının ise yüzde 1’ine sahipler,
* Mültecilerin yüzde 80’ini kadınlar oluşturuyor,
* Dünya genelinde okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin yüzde 67’si kadın.

Türkiye’de Durum
* Her 4 Türk kadınından birisi okuma yazma bilmiyor,
* Kadınların sadece yüzde 3,9’u üniversite mezunu,
* Meclisteki kadınların oranı yüzde 9, (Dünyada gelişmişlik oranı %17)
* Kadınların kazancı, erkek kazancından yüzde 40 daha az,
* Türkiye’de yılda 2 bin 500 kadın anne olmak isterken ölüyor,
* Çalışan nüfus içindeki kadın oranı yüzde 30, aynı oran kentlerde yüzde 17 seviyelerinde,
* AB’deki KOBİ’lerin yüzde 18’i kadın girişimciler tarafından kurulmuş, Türkiye’deki oran ise yüzde 7.

BURSA’DA DURUM
İşyeri ve çalışan sayılarına göre Bursa, Marmara Bölgesi’nde İstanbul'dan sonra 2. sırada bulunmaktadır. DİE 2003 yılı verilerine göre Bursa’da istihdamın sektörel dağılımına baktığımızda % 45.4’ü sanayi, % 45.2’si hizmet, % 5.1’i tarım, % 4.4’ü inşaat sektöründe yer almaktadır. DİE verilerine göre istihdamını en fazla sanayide sağlayan tek ildir Bursa.

Erkeklerin işgücüne katılımında 288.915 kişi ve %71.6 ile Gaziantep’ten sonra 2. sırada, kadınların işgücüne katılımında ise 112.661 kişi ve %27.9 ile 1. sıradadır.

NELER YAPILABİLİR?
Sanayide ve hizmet sektöründe hem girişimci hem de çalışan kadın sayısının artması, bu sektörleri gerek nitelik gerekse kapasite olarak etkileyecektir. Ekonomide kadının yerinin güçlenmesi yalnızca Türk ekonomisinin güçlenmesi demek değil, daha önemlisi, sosyal olarak güçlenen kadının sağlıklı bir toplumsal yapı oluşturulmasına katkısının da artması demektir. Kadının işgücüne katılımını kolaylaştıracak ve destekleyecek politika önerilerinin belirlenmesi, kadının istihdam edilebilirliğinin artırılması, kadınlar için farklı bölgelerde, bölgenin ihtiyaçlarına göre meslek edindirme girişimlerinin teşvik edilmesi ve desteklenmesi, kadınların gerek mesleki eğitim gerekse üniversite eğitimi almalarına destek olacak mali ve teknik mekanizmaların oluşturulması, işyerlerine eşit koşullarda başvuran kadın ve erkek elemanlar arasında pozitif ayrımcılık/kota mekanizmalarının çalıştırılması ve iş kurmak isteyen kadınlara devlet ya da bankalar aracılığıyla düşük faizli/faizsiz kredi mekanizmalarının oluşturulması ve geliştirilmesi konularında çalışmalar yapılmalıdır.

BTSO VE TOBB “KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ” İÇİN NELER YAPIYOR?
İşte bu noktada, 118 yıllık güçlü kurumsal yapısında ve geçmişinde daima ilklere imza atan Odamız, bugün kadın girişimciliği ve istihdamında gelinen noktaya objektif bir gözle baktığında, kendini sorumlu hissetmiştir. Bu yıl 6’sını düzenlediğimiz Ulusal Girişimcilik Kongresi’nin temasını “girişim ve kadın” olarak seçmesinin altında da bu sorumluluk duygusu vardır. Biz, ekonomik kalkınmanın gerçek anlamda sağlanabilmesi ve çağdaş ülkelerin seviyesini yakalayabilmenin yolunun yine küresel ve çağdaş bir takım kriterleri uygulamaktan geçtiğini görüyoruz. Nüfusumuzun yarısı, dünya nüfusunun da yaklaşık yüzde 70’i kadınlardan oluştuğuna göre, onların iş dünyasında daha aktif ve nicel olarak da fazlaca rol almaları için bizim gibi güçlü kurumların ses getirecek organizasyonlar yapmaları gerekiyor. Kadınların yönetici olarak ulaştıkları başarıyı alkışlayan kamuoyu bu eğilimin artarak sürmesini bekliyor. Nüfusun yaklaşık yarısını oluşturan kadınlar işgücüne ne kadar katılırsa ülkemizde yetişmiş insan kaynaklarını daha verimli kullanmış olacak.

Örneğin bizim üst kurulumuz TOBB, bu yıl Kadın Girişimciler Kurulu’nu kurdu. Bizim de Oda olarak destek verdiğimiz ve Meclis Başkanımız Sayın Parseker’in koordinatör olarak görev aldığı bu kurul, TOBB bünyesinde kadın girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari bir kuruldur. Aynı zamanda kadın girişimcilere eğitim, kapasite geliştirme desteği ile girişimci fikirlerini hayata geçirmelerinde destek sağlamak üzere kurulmuştur.

Görevleri; ülkemizdeki kadın girişimci potansiyelinin nicelik ve nitelik bakımından geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politika belirlemek ve girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesine öncülük etmektir.

Kadınlara kişisel gelişim yollarını öğreterek kariyer geliştirme fırsatları yaratmaktır. Bu kapsamda: Girişimcilik veya gelir yaratma gibi becerilerini gerçekleştirmek isteyen kadınlara bunu nasıl yapacaklarını öğrenmeleri için öğrenme ortamları hazırlamak. Girişimci ruhlu kişilere, bu özelliklerini daha etkili ve verimli kullanabilmelerini sağlayacak ve iş kurmayı düşünenlere kuruluş ve devamında işi sürdürme süreçlerinde ihtiyaçları olacak temel bilgileri vermek ve yol göstermek amacıyla seminer, panel ve bunun gibi eğitim etkinliklerinde bulunmak. Kadın girişimcilerin deneyimli girişimciler yanında staj yapmalarını sağlamak. Yurt dışında, özellikle AB ülkelerinde yabancı girişimciler yanında kısa süreli staj imkânları yaratmak.. Koçluk sistemi geliştirerek yeni iş kuran girişimcilere deneyimli girişimciler tarafından belli sürelerde destek sağlamak hedefleniyor.

BURSA TARİHİNDEN KADINLARA İLİŞKİN NOTLAR
AYŞE ŞEKİBE İNSEL (1886-1970)

T.B.M.M'ye giren ilk kadın milletvekillerindendir.

İstanbul doğumlu Ayşe Şekibe, ortaokul mezunu idi. Almanca biliyordu ve seçimlerden önce İnegöl'de çiftçilikle uğraşıyordu. 8 Mart 1935'te yapılankadınların ilk defa oy kullandıkları T.B.M.M 5. dönem seçimlerinde Bursa milletvekili olarak meclise girdi. Bu mecliste yer alan 18 kadın milletvekilinden birisi idi. 29 Mart 1970'te hayatını kaybetti.
 
© 2007 Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Site Kuralları  |  Gizlilik Politikası